İLERİ'DEN
TÜRKSOLU, 68’in ideolojik mirasına dayanan ve bu miras üzerinde bütün Üçüncü Dünya’daki devrimci hareketlere ışık tutacak bir ideolojik mücadele başlattı. Atatürkçülüğü, milliyetçiliği ve Sosyalizmi tekrar bir araya getiren Ulusal Sol İdeoloji inşa edilmeye başlandı.
Bu sayımızda, 68’i “Ulusal Sol İdeoloji” çerçevesinde ayrıntılı bir şekilde inceliyoruz.
Kendi Kürtçülüklerini, AB’ciliklerini, dönekliklerini, Amerikancılıklarını, düzen solculuklarını aklamak için 68’i tahrif edenlere inat, gerçek 68’i ortaya koyuyoruz.
GÖKÇE FIRAT Atatürkçülük ve Sosyalizm
68 yılında sosyalistler hem laiklik hem de milliyetçilik
mücadelesinin içindeydi. Bu noktada onların Marksist-Leninistlikleri ile Atatürkçülükleri çatışmıyordu. Fakat henüz erken bir dönemdi. O dönemde milliyetçi bir sosyalist teoriye kapı açılsa ve Atatürkçülüğün aslında aranılan sosyalizmin bir adım gerisi değil ta kendisi olduğu anlaşılabilse Türkiye
40 yılını kaybetmezdi.
GÖKÇE FIRAT Atatürk, Deniz ve Biz...
6 Mayıs 72’den bugüne Deniz’lerin hikayesi hep dilden dile dolaştı, efsaneleşti, halk kahraman evlatlarını bağrına bastı.
Anaların rahmi hep yeni devrimci evlatlar getirdi dünyaya.
Tam 33 yıl sonra Devrimci Gençlik yeniden kalktı ayağa ve TÜRKSOLU’nu çıkartmaya başladı. Yeni Deniz’ler çıktı yola.
Gencecik delikanlılar, gençkızlar... Herbiri anasının kuzusu ama önce vatanının evladı gençler. Deniz’leri iyi anlayan, anladığını
hayata geçiren gençler.
ÖZGÜR ERDEM Deniz’lerin Mirasçısı Kim?
Mirasçılık siyasette akrabalık ilişkisine benzemez. Bir dönem Deniz’in mücadele arkadaşı olmak, Deniz’le beraber hapis
yatmış olmak, bugün de O’nun mirasçısı olunduğu anlamına gelmez. Deniz’in mirasçısı olmak için Deniz gibi düşünmek, Deniz gibi yapmak gerekir. Peki Deniz’in gerçek mirasçısı kim olabilir? Bu, Atatürkçülüğü tavizsiz bir şekilde savunmakla mümkündür. Atatürkçülüğü Deniz gibi Ulusal Kurtuluşçulukla birleştirmek ve devrimci Atatürkçülüğü savunmakla mümkündür. Atatürkçü
olmayan Deniz’in mirasçısı olamaz.
ALİ ÖZSOY Ulusal Kurtuluşçuluk,
Sosyalizm ve 68
Türk 68’i Batı Solunun değil Ulusal Kurtuluş geleneğinin ürünüdür. Bu yüzden Altıncı Filo askerleri denize dökülürken de, 15-16 Haziran’da Türk işçi sınıfı ayağa kalkerken de, elde Paris Komünü’nün kızıl bayrağı değil, ay yıldızlı al bayraklar vardır.
Bu yüzden Deniz’lerin ağzında enternasyonal marşı değil,
Türk Ordusunun kahramanlık marşlarının İkinci Kurtuluş Savaşı’na uyarlanmış versiyonları vardır. Eskişehir Marşı,
Dev-Genç Marşı olur. Kışlalarda bugün bile söylenen Gün Doğdu Marşı ise sözleri bile çok değişmeden doğrudan devrimci
gençliğin barikatlarında çınlar.
OKAN İŞBECER 68’e Kim, Neden Saldırıyor?
Aslında dönen tartışmaların biraz özüne inilirse, Deniz’leri linç etmeye çalışan güruhun ne yapmaya çalıştığı anlaşılabilir. Yüzeysel bakıldığında 40 yıl önceki bir hesabın görülmesi olarak algılanan şey aslında Deniz’lerin devamı olan TÜRKSOLU hareketinin boğulmaya çalışılmasıdır. Çünkü 68’den sonra ilk defa bir sol hareket kendini Atatürk’le,
milliyetçilikle ve sosyalizmle buluşturmuştur. Bunun teorisini inşa etmiştir ve bu teorik zemin üzerine hareketi kurarken aynı zamanda ülkemizdeki devrimci gelenekle de güçlü bir bağ
kurmuştur.
KAYA ATABERK
68’den Günümüze
Ordu-Millet İttifakı
Öncelikle tüm dürüst Türk devrimcilerinin saptadığı gibi Türk Ordusu bir halk ordusudur ve Türk Milleti de bir ordu-millettir. Ancak şu da bir gerçektir ki, toplumun diğer kesimlerinde sağ ve sol, ilericilik ve gericilik inisiyatif kazanma mücadelesi yaşıyorsa Ordu’da da bu durum geçerlidir. Aynı Türk Ordusu 27 Mayıs’ta da vardır, 12 Mart ve 12 Eylül’de de… Ancak çağlar boyunca akıp gelen tarihimize baktığımızda halk ordusu niteliğinin ağır bastığını ve Türk Ordusu’nun esas karakterinin ilerici olduğunu görürüz. Ordu-millet ittifakının anlamı da asker ve ya sivil her
Türk’ün emperyalizme karşı görevini yapması olarak alınmalıdır.
ÖZGÜR BİLLUR 68’e Kürtçülük Nasıl Bulaştı?
Perinçek’lerin Kürt meselesini milli bir mesele olarak
sosyalistlerin gündemine sokmasıyla, solun üzerine yapışan bu leke maalesef temizlenememiştir. Bu lekeyi atmak için
yapılması gereken şey çok basittir. Türk Solu, Atatürk
milliyetçiliği temelinde örgütlenecek ve Kürtçülük ve her türlü bölücülükle mücadelenin başına geçecektir. Türk Milleti’nin sesi olacak bir sol, emperyalizmin yaratmak istediği Kürt
“millet”ine izin vermeyecektir.
İSMAİL BOSTANCIOĞLU
68’de Sağcılar Ne Yapıyordu?
27 Mayıs sonrası dönemde gerek sendikal mücadelenin gelişmesi, gerekse Türkiye İşçi Partisi’nin kurulmasıyla sol mücadelenin tabanının genişlediğini ve yeni araçlar yaratmaya başladığını görmekteyiz. Siyasal anlamdaki bu değişiklikler, ideoloji alanına Atatürkçülükle sol mücadelenin birleşmesi olarak yansıyacaktır. Ulusal Sol mücadele Amerikan
emperyalizmine karşı tam bağımsızlık mücadelesini
yükseltirken sağcılar buna karşı mücadele etmektedir. Bu dönemde sağcılar komünizmle mücadele adı altında Atatürkçü
ve sol görüşte olan herkese karşı mücadele etmişlerdir.
ERKİN YURDAKUL TÜRKSOLU Geleneği
Türk Solu geleneğini ve liberallerde bir kâbus halini almış
değerlerini yaratan devrimci önderlerin hiçbiri bugün yaşamıyor. Daha da kötüsü onların yarattıkları veya yaratmaya çalıştıkları mücadele araçları da ortada yok. Ama açıkça görüyoruz ki, emperyalizme direnişin adı hala “çağa ayak uyduramayan Türk solculuğu”. Halkçılığın, emekçi mücadelesinin adı hâlâ Türk Solu. Bunun sebebi Türkiye coğrafyasına yönelik her sömürgecilik saldırısına karşı direnmiş bir Türk Solu geleneği yaratılmış olması. Bu gelenek, halkla birlikte hareket edebilmenin yollarını bulduğu ve belirleyici zaferler kazandığı içindir ki halk bugün
yeniden devrimci Türk Solu’nu arıyor.
KUZEY FIRAT Dünyada ve Türkiye’de 68
Avrupa’daki 68’le ülkemizdeki 68’i her ne kadar yan yana
getirmeye çalışan anlayışlar olsa da bu çabalar beyhudedir. Ve bu çabaların birçoğu Türk 68’ini, Türk Kurtuluş Savaşı’ndan, Atatürk’ten koparmak içindir. Ülkemizde 68, 50’lerin sonunda başlamıştır ve doğrudan iktidarın uygulamalarına karşıdır. 27 Mayıs öncesi Türkiye’de çok yaygın gençlik hareketleri
yaşanmıştır. Yine ülkemizde 68 devrimci gençlik eylemleri, Avrupa’dakilerden farklı olarak kendisine tarihi bir dayanak da bulur: “Türk Kurtuluş Savaşı ve Atatürk” Avrupa’da olmayan işte
böyle bir tarihi dayanaktır.
Prof. Dr. ŞENER ÜŞÜMEZSOY 68’in Anatomisi
68’de yüz binlerin yürüyüşü, 77’de milyon kişinin yürüyüşü
1 Mayıs provokasyonuyla dağıtıldıktan sonra Türkiye’deki devrimci hareket gerilemiştir. Önümüzdeki görev, Cumhuriyet yürüyüşleri sonrası ulusalcılığa karşı yapılan provokasyonların aşılması, Cumhuriyet mitinglerinde milyonlara varan kitle hareketinin doğru devrimci bir kanalda akmaya devam
etmesini sağlamaktır.
DENİZ GEZMİŞ Savunma
Bu savunma, mahkemenizde, Anayasayı tağyir, tebdil ve ilgadan yargılanan Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) savaşçılarının ortak savunmasıdır.
İçinde bulunduğumuz şartlar, geniş bir savunma yapmamızı ve şahıslarımızda zincire vurulmak istenen bilimi ve gerçekleri savunmamızı gerektiriyor.
Prof. Dr. TÜRKKAYA ATAÖV Türk Sosyalizmi
Herhangi bir ülkedeki rejim o ülkede kendinden önceki
rejimlerle karşılaştırılmalıdır. Mısır sosyalizmi Faruk
idaresinden, Castro yönetim Batista diktatörlüğünden daha olumlu rejimlerdir. Fakat kimse bu rejimlerin Norveç, İngiltere, Türkiye ya da başka bir ülkede olduğu gibi yerleşmesini
savunamaz. Her rejim kendi toprağında ve kendi şartlarına en uygun şekilde yeşerir. Türk Sosyalizmi, bu tartışmaların
sonunda ortaya çıkacaktır.
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN Ortam ve Atatürkçüler
Ekonomide, yönetimin her alanında, dış ilişkilerde, kamu ve özel girişim uyumunda, gelir dağılımnda gözetilme zorunlu adalette, doğal kaynaklarımızın kullanılmasında, kalkınmada, eşitlikte, işveren-işçi-memur dengesinde, dış ülkelerle
yarışmada, yoksulluğu yenmede, güçlükleri göğüslemede, kötülükleri ve haksızlıkları önlemede, toplumsal barışı sağlayıp ulusal dayanışmayı güçlendirmede Atatürkçü Düşünce Dizgesi yolgösterici olacaktır. Türkiyemiz için başka hiçbir çözüm
gerçekçi değildir.demokrasiyi gerçekleştirecektir.
ESER ÖZALTINDERE Mustafa Kemal; Tarih Bilinci,
Ulusal İdeoloji ve Tanzimat Solcuları
Mustafa Kemal’in tarih anlayışı daha kapsayıcı, derinlikli ve kimlik ağırlıklıydı. Dolayısıyla Mustafa Kemal’in devrimci bir ruhla yeni bir ulus-devlet kurarken Genel Türk tarihi, dili ve kültürüne dayanarak oluşmasına imkan sağladığı ulusal
ideolojiden feyz alınarak ortaya konulabilecek bir sol çizgi; ulusal kimliğe dayanması ve ortaya koyduğu emperyalizm karşıtı mücadelesiyle çok daha fazla sol özellikli bir hareket
olabilirdi.
HÜSEYİN ADIGÜZEL 68: Atatürkçü Kuşak
68 kuşağı, yani Deniz ve arkadaşları, emperyalizm ile vuruşan, Türk halkının emperyalizm kıskacından kurtulması için
hayatları pahasına mücadele eden, tam bağımsız Türkiye
hayalleri içinde yaşama veda etmeyi bilen cesur ve kahraman gençlerdi. Onları iyi tanımak, mücadelelerini öğrenmek, emperyalizme karşı verilen mücadelenin boyutlarını ve
çizgisini anlamak açısından çok önemlidir. Onlar,
unutturulmaya çalışılan Atatürk devrimciliğinin son dönemdeki
en önemli temsilcileridir.
İNAN KAHRAMANOĞLU Kanaltürk Vakası
Para, makam-mevki gibi araçlarla düzen, solcuları düzen içine çekip pasifize etmiştir. Kimileri ise tümüyle karşı cephenin sözcüsü haline gelmişlerdir. Sermaye gazetelerinde solculuk yapan satılık kalemlerin en sağcı fikirlerin ateşli savunucuları olmaları bunu göstermektedir. Bugün CHP’ye oy vererek, Tuncay Özkan’ın sitesini tıklayarak, Cumhuriyet gazetesi
okuyarak vatan kurtaracağını ya da Şeriat tehlikesini bertaraf edeceğini zanneden milyonlarca ilerici insanın göremediği de budur. Sistem içi bir konumdadırlar ve sağcı sistemin bir
unsuru haline gelmişlerdir. Sağcılaşmışlardır!
İLERİ'DEN
İleri’nin yeni sayısıyla birlikte merhaba. 22 Temmuz seçiminden hemen sonra yaptığımız değerlendirmelerde, Türkiye’nin seçimlerden sonra temel sorununun “Kürt bölücülüğü” olacağı tespitini yapmıştık.
Bu tespitimizin gerekçeleri, DTP’nin Meclise grup kurarak girmesi ya da AKP’nin Kürtçü söylemlerle Güneydoğu’da neredeyse DTP kadar oy almasıyla sınırlı değildi. ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında “Büyük Kürdistan”ı kurma girişimlerinde önemli bir aşamaya gelindiğini de ortaya koyuyorduk.
GÖKÇE FIRAT ABD-AKP Planı:
PKK’yı Siyasallaştırma Operasyonu
Bu dönemde ayakta kalacak tek güç ideoloji, strateji ve
politika üretecek güçtür. Bu güç ise sadece TÜRKSOLU’dur. TÜRKSOLU tutarlı antiemperyalist çizgisi ile, yalnızca PKK’ya değil Kürtçülüğe tümüyle tavrıyla, milliyetçi Atatürkçü çizgisi ile hem AKP hem de PKK ile savaşta yerini alacaktır. Türkiyemizi ne Kürt-İslamcı AKP’ye ne de solcu-Alevi numarası yapacak
PKK’ya teslim etmeyeceğiz.
İNAN KAHRAMANOĞLU Kürtçülüğe ve Amerikancılığa Karşı
Atatürkçü-Antiemperyalist Politika
PKK terörü ile mücadelenin aynı zamanda ABD ile mücadele olduğu gerçeğinin kavranması gerekmektedir. Ancak bugün gerek siyasi çevrelerde, gerekse Ordu kademesi içinde bu gerçeğin olması gerektiği şekilde kavrandığını söylemek mümkün değildir. Özellikle son sınır ötesi operasyonda ABD ile istihbarat paylaşımı adı altında sergilenen tutum Türkiye’nin terörle mücadele stratejisinin tümüyle yanlış bir eksene
kurulduğunu göstermektedir. AKP iktidarının Amerikancı
tutumunu ve PKK ile ideolojik/politik yakınlığını da işin içine
kattığımızda tehlike daha da büyümektedir.
ÖZGÜR ERDEM ABD ile Kürtler Arasındaki
Stratejik Ortaklık
Emperyalizm açısından Kürtlerin kullanılıp kenara atılacak geçici bir müttefik değil, yaklaşık 25 yıldır üzerinde çalışılan bir ajan devletin kuruluşunun temel aktörleri olduğu görülmektedir. ABD’nin Kürt kartının kazanmayacağını gördüğünde geri çektiği dönemler olmuştur, ama o karttan hiçbir zaman vaz geçmemiştir. Öyleyse Türkler, Araplar ve İranlılar ABD’nin temel stratejik müttefikinin Kürtler olduğunun bilincine
varmalıdır. Kürtlere ve Kürtlüğe karşı mücadele emperyalizme karşı mücadeledir. Emperyalizme karşı çıkmadan Kürtçülükle mücadele edilemez, Kürtçülüğe karşı çıkmayanın da
emperyalizme karşı olduğu söylenemez.
ÖZGÜR BİLLUR Türk-Amerikan İttifakı
Mümkün mü?
Emperyalistler arası çelişkiler kendi aralarındaki anlaşmalarla çözümlenebilir, ancak paylaşılacak olan coğrafyadaki milletler ve onların ulus-devletleri ile uzlaşma olmaz. Uzlaşmaz bir karşıtlık sözkonusudur. Türkiye ile ABD arasında ilişki kesin bir karşıtlık içerir. ABD ile Türkiye ilişkileri başladığından bugüne, bu karşıtlık değişmemiştir. Bu karşıtlığın son yıllarda su yüzüne çıkmasının sebebi, ABD’nin 60 yıldır Türkiye’ye yaptığı müdahalelerden sonra son vuruşu yapmaya hazırlanmasıdır. ABD, NATO konseptiyle Türkiye’yi güçsüz ve savunmasız bırakmış ve
hedefine yaklaşmıştır. Bu hedef Sevr’in uygulanmasıdır.
|
KAYA ATABERK
Türk Ordusu:
Amerikancılığa Dönüş mü?
Türk Ordusu için esas gerçeklik, onun Mustafa Kemal Atatürk tarafından emperyalizme karşı örgütlenmiş bir güç olmanın mirasını hâlâ taşımasıdır. Ancak, NATO üyeliği, Batı ittifakı, 12 Mart ve 12 Eylül dönemleri Ordu’da bir de Amerikancı inisiyatif yaratmıştır. Bugün yaşadığımız gelişmeler ise Türk Ordusu’nda son yıllarda yaşanan ulusal tepkinin tasfiyesine ve Amerikancılığın hakimiyetine işaret etmektedir. ABD
istihbaratıyla gerçekleştirilen hava harekatının yarattığı tüm sonuçlar Türk tarafının aleyhine ve Türk düşmanı cephenin
lehine işlemektedir.
İSMAİL BOSTANCIOĞLU Şeriatçıların Kürtçülüğü
Cumhuriyet döneminden itibaren Şeriatçılarla Kürtçüler bir araya gelmişlerdir. Cumhuriyet dönemiyle Türk kesim genel olarak dinsel kimliğini geriye atıp laik, milliyetçi yönelime
girerken, Şeriatçıların temel gücü Kürtler olmuştur. Kürt
kimliğinin yeni devlette yaşayamayacağını gören Kürtler de, kimliklerini koruyabilecekleri bir İslam devleti için mücadeleye girişmişlerdir. Bunun yanında Şeriatçıların Türk düşmanlığı da
onları Kürtçü yapmaktadır.
SERAP YEŞİLTUNA Atatürk ve Kürtler
Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğu andan itibaren, hatta öncesinde, Milli Mücadele döneminde de, Kürt bölücülüğüne karşı en güçlü direniş ve karşı koyuş “Atatürklü yıllara” denk düşer. Bölücülük, gerektiğinde ezilerek gerektiğinde de uzun vadeli milliyetçi stratejilerle yok edilmiştir. Devlet, “Kürdistan” fikrine karşı tek bir millet kimliği yaratarak üniter yapıyı, nüfusu, Türklüğü güçlendirmeye çalışmıştır. Aynı zamanda tutarlı bir ekonomik ve sosyal altyapıyla da bunu
sağlamlaştırmıştır.
YUNUS YILMAZ ABD Dostunuz Olursa;
İran Düşmanınız, PKK Kardeşiniz,
Kucağınızda da Bir Kürt Devlet Olur
ABD Yıllardır desteklediği PKK’dan Tayyip’in hatırı için vazgeçmeyecektir herhalde. Yıllar öncesinde temeli atılan bir projeyi, günü birlik bir çıkar için ABD çöpe atmaz, atamaz. Büyük Ortadoğu Projesi adı verilen bu plan, Kuzey Irak’taki Barzani ve Talabani gibi salt Kürt grupları ile başarıya
ulaşamaz. İran’da PJAK, Türkiye’de de PKK gibi Kürtleri temsil ettiğine inanılan örgütlere ihtiyacı vardır. Bu nedenle ABD PKK’yı en uç sınır karakolu olarak görmektedir. Kaldı ki, PJAK,
PKK’nın İran uzantısıdır.
HÜSEYİN ADIGÜZEL
Kürt Sorunu Yok
Kürt İstilası ve Bölücülüğü Var!
“PKK, artık bitti, eylemlerinden vazgeçecek” gibi, akıl ve
mantık dışı şeyler söylemek PKK’nın siyasallaşmasının
temellerini atmak demektir. Kürt bölücülüğü bitmediği
müddetçe PKK bitmez. Temel, bölücülük ve Kürt bağımsızlığıdır. PKK bu isteğin bir ürünüdür. Eylemlerinin tümü, bu isteğin
hayata geçirilmesi için yapılmaktadır. Öyle ise, PKK’nın
bittiğini söylemek, hele bunu ABD’nin yapacağına inanmak saflıktan öte bir anlam taşır. ABD, PKK’yı dün nasıl kullandıysa
bugün de kullanıyor ve yarın da kullanacaktır.
ESER ÖZALTINDERE Kürtçe Diye Bir Dil Var mı?
Kürtçe yaşayan canlı bir dil değil. Bunu sömürgeciler de, Kürtçüler de çok iyi biliyorlar. Ama diğer taraftan kukla bir
millet diline ihtiyaçları duyuyorlar. İşte o yüzden, Avrupa’daki Kürdoloji enstitülerinde yapay ve uyduruk bir Kürt dili
oluşturmaya çalıştılar. Ve bugün, bu uyduruk dili Türkiye’nin Anayasa ve devlet olanaklarıyla Kürt kökenli topluma empoze
ederek zorlama bir Kürt milleti yaratma sevdası içerisindeler.
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN Hepimiz Sorumluyuz…
(10 Kasım 2007 Konuşması)
Tören Atatürkçülüğünden kurtulup O’nu anlamaya çalışmak, küreselleşme-globalleşme ve yeni liberalizm savlarıyla
kapitalist emperyalizmin BOP’la başımıza örülecek, çorabından kurtulmamızın en akılcı yöntemidir. “Çoğunluğun dili dilimiz, adı adımız” ilkesiyle benimsediğimiz ulusal yapı, Avrupalıların “Türkiyeli” diyerek çoğunluğun Türklerde olduğunu bildikleri Anadolu toplumu karakterini korumalıdır, koruyacaktır. Dinci
ödünlerin açtığı çukurlarda boğulmayacaktır.
Prof. Dr. TÜRKKAYA ATAÖV ABD Emperyalizmi
Irak’ta Çok Güç Durumda!
Uluslararası toplum Amerika’nın Irak’ta yürüttüğü savaşı hukuksallıktan ve meşruluktan yoksun görüyor. Kürenin tek süper gücü bu savaşta ve genel dış siyasasında tek başına kalma tehlikesi içindedir. Önemli ölçüde dünya kamuoyu desteğinden yoksun oluşu nedeniyle, Irak işgâlini istediği biçimde başarılı bir sona kavuşturamıyor. Temelde tek başına hareket etmesi bu devleti bir batağa sürüklemiştir. Üstesinden gelemediği koşullar daha ağırlaşmakta ve işgâlin bedeli türlü
anlamlarda artmaktadır.
Prof. Dr. ŞENER ÜŞÜMEZSOY Amerikan Jeopolitiği ve Kürtler
Türkiye'nin ABD’nin gösterdiği hedefleri bombalamasıyla
birlikte PKK’nın kır kadrosu tasfiye edilirse Barzani'nin bundan kazançlı çıkacağı düşünülebilir. Ama asıl kazanç Barzani’nin Kuzey Irak’taki otoritesinin tanınması olacağıdır. Kuzey Iraktaki Kürt yapılarıyla Türkiye'deki Kürt örgütlerinin birleştirilmesi ve ortak bir yapılanmada liderliğin ortaya çıkarılması ABD’nin ana stratejilerinden biridir. Bu stratejiyi esasen İran'a ve Suriye'ye de yayan ABD, bu ülkeleri de yeniden yapılandırılmak zorunda
kalacaktır.
İLERİ'DEN
İleri Dergisinin yeni sayısıyla birlikte merhaba. 22 Temmuz seçiminin hemen ardından çıkan bu sayımızda seçim sonuçlarının bir değerlendirmesini yapıyor ve Atatürkçüler açısından “Karanlıktan Çıkış Yolu”nu göstermeye çalışıyoruz.
Aslında “Karanlıktan Çıkış Yolu” ortadadır. “Atatürkçülük Asıl Şimdi” sloganıyla Atatürkçüleri Atatürkçülük yapmaya, Atatürkçülüğü örgütlemeye, Atatürk gibi olmaya davet ediyoruz. Seçim sonuçlarının Atatürkçülere gösterdiği tek doğru budur.
Seçim Değerlendirmesi ve Türklere Çağrı: Kürt-İslamcılar değil
Türkler Kazanacak
22 Temmuz seçimlerinin sonuçları belli oldu. Seçim sonuçlarının belli olması ile birlikte Kürt-İslamcı partiler olan AKP ve PKK sevinç gösterilerine başladı.
Ancak bu partilerin sevinçleri kursaklarında kalacaktır.
Çünkü seçim sonuçları onların istediği Kürt-İslam Cumhuriyeti’nin kuruluşuna değil, Kürt-İslamcı güçlere karşı bir Türk Hareketi’nin oluşmasına yol açacaktır.
Seçim sonuçları üzerinde istedikleri kadar manipülasyona gitseler de gerçekler ortadadır.
GÖKÇE FIRAT 22 Temmuz ve Sonrası
Türkiye’nin bölünmesi, Kürt istilası, Kürt-İslamcı politikalar gibi bu dönemin ana belirleyenlerini dikkate almayan, bunlar
yokmuş gibi davranan hiçbir parti başarı elde edemez. Türkiye’nin bu temel sorunlarına çözüm üreten, yol gösteren ise kesin bir başarı elde edecektir. İşte TÜRKSOLU bunu başaran tek güçtür Türkiye’de. O nedenle de TÜRKSOLU’nun tespitleri üzerine konumlanmayan tüm partiler hüsrana uğramıştır. O halde yapılacak olan hüsrana uğramamak için TÜRKSOLU’nu politikanın bir kutbu yapmak ve onu AKP’nin karşısına bir parti
olarak çıkarmaktır.
|
GÖKÇE FIRAT İşte Millet, İşte Sine
Önceki hafta Genel Kurmay Başkanı Büyükanıt’ın açıklaması, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Tayyip Erdoğan’a yapılmış bir uyarıydı. Büyükanıt “sözde değil özde laik cumhurbaşkanı” diyerek tavrını açıkça ortaya koymuştu.
Şeriatçı basın ve AKP milletvekilleri pişkinlikle karşıladılar bu açıklamayı gerçi ama yine de Büyükanıt’ın açıklaması onlar için hayal kırıklığı olmuştu. Hilmi Hoca’larının başkanlığındaki gibi işlerin şiir gibi gitmeyeceği bu açıklama ile kamuoyuna duyuruluyordu.
GÖKÇE FIRAT Ulusal Şahlanışa
Laiklik Elbisesi Dar Gelir
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turunu 367 oy bulunmadığı için iptal etmesinin ardından Meclis grubunda yaptığı konuşmada oldukça neşeliydi ve CHP’nin bu süreci ne kadar iyi idare ettiğini anlatıyordu.
İşte burada durup düşünmek lazım. Baykal gerçekten haklı mı?
Olaya sadece Çankaya’ya türbanın ya da daha doğru bir ifade ile Tayyip Erdoğan zihniyetinin çıkırtılmaması açısından bakılacaksa burada CHP’nin stratejisinin başarı kazandığını tespit etmek gerekir.
İNAN KAHRAMANOĞLU Milli Mücadele Derneği ve
Atatürk Devrimciliğine Dönüş
Milli Mücadele Derneği Atatürkçülüğü bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün uygulamaları ve Altı Ok olarak formüle edip Anayasa’ya geçirttiği ilkeleri yeniden Türk halkıyla buluşturmak için yola çıkmıştır. O nedenle sadece Atatürk düşmanı bölücü ve gerici güçlerle değil Atatürkçülüğü içerden tahrif eden sahte Atatürkçülükle mücadeleyi de olmazsa olmaz olarak
görmektedir.
KAYA ATABERK İşbirlikçi Sağa Karşı Ulusal Sol
Açıktır ki Türkiye’de Kürt-İslamcıların AKP ve PKK olarak iki örgütü bulunmaktadır. Bunlar gerçekten de kendileri açısından doğru konumlanmakta ve doğru hareket etmektedirler. Ama maalesef Türkiye’nin gerçek ezilenleri olan Türklerin ne bir örgütü vardır ne de lideri. Bugün yapılması gereken tek şey, işbirlikçi AKP sağcılığına ve PKK’ya karşı ulusal solu
örgütlemektir.
ALİ ÖZSOY Milliyetçi Yükseliş ve Sosyalizm
İkinci korkaklık ise kapitalizme karşı çıkma korkusu. Kitlesel bir Türk direnişini bir arada tutacak temel program Türk Ulusu’nun egemenliğine dayalı, yoksul kesimlerin çıkarına antikapitalist bir düzenden geçmektedir. Atatürkçülüğün halkçı ve devletçi yanı adeta birer tabu gibi gizlenmektedir. Türkiye’de komünist bir partiye bile çok rahat izin verilmektedir. Ancak milliyetçi yükselişi sosyalist bir programla iktidar alternatifi haline
getirmek en büyük günah olarak görülmektedir.
ÖZGÜR ERDEM CHP’yi Kurtarmak mı?
CHP’den Kurtulmak mı?
CHP’nin hızla Atatürkçülükten ve solculuktan uzaklaştığı
ortada. CHP’nin genel olarak örgüt yapısının ise yönetimdeki sağcılıkla uzlaştığını görüyoruz. Daha doğrusu CHP yönetimi ile örgütü arasında bir çelişki değil, birbirini besleme durumu söz konusu. O yüzden yıllardır CHP’nin yaşadığı tüm gerilemeye rağmen parti içinde Atatürkçü bir alternatif yaratılamıyor. 20 yıldır solun toplam oylarındaki istikrarlı düşüşün tek
sorumlusunun da CHP olduğu ortada. Türkiye’nin sol
seçmenini harekete geçiremeyen bir partiyle karşı karşıyayız.
ÖZGÜR BİLLUR MHP’nin Sahte Milliyetçiliği
Bugün ise MHP’nin görevi, Kürt bölücülüğüne karşı yükselen milliyetçi tepkinin durdurulması ve milliyetçilerin yanlış
yönlendirilmesidir. MHP, vatanını savunmak için sokağa dökülen Türklere evine dön çağrısı yapmaktadır. MHP, Türk insanının milliyetçi duygularını seslenerek oy toplamıştır. Ancak bunlar, sahte milliyetçidir. “Anayasal vatandaşlıktan” bahseden, “AB’ye onurumuzla gireceğiz” diyen, “Kanımız aksa da zafer İslamın!” sloganı atan bir parti ne kadar milliyetçi
olabilir?
NUR ARSLAN Kürt İstilası Meclis’te
Görüldüğü gibi Kürt Kürde oy vermektedir. Çünkü terör örgütü PKK kendisine ait bir taban yaratmıştır. Bu tabana Kürtlük
kimliğini kabul ettirmiştir. Bir stratejisi vardır ve bu strateji adım adım uygulanmaktadır. Kürt, Güneydoğu’nun belli
bölgelerinde DTP’ye, güçsüz olduğu yerlerde ise AKP’ye oy atmıştır. AKP ise Kürtler açısından sadece ve sadece ittifak yapacağı gerici bir parti değildir. AKP de Kürt için kendindendir, bir Kürt partisidir. AKP yalnızca kendi gerici amaçları için Kürtlerin önünü açan bir parti değil; önemli kadroları Atatürk ve
Cumhuriyet düşmanlarının torunları olan bir partidir.
HÜSEYİN ADIGÜZEL 22 Temmuz’un Çağrısı:
Tek Çözüm Milli Mücadele
Siyasi alanda bir boşluk vardır. Bu boşluk Atatürkçülerin
yarattığı bir boşluktur. Millet, gardrop Atatürkçülerine, söz Atatürkçülerine, düşünce Atatürkçülerine artık itibar
etmemektedir. Atatürk’ü bir bütün olarak gören Atatürkçülere ihtiyaç vardır. Öyle ise bu boşluk Milli Mücadele Derneği tarafından doldurulmalıdır. İnanan insanlar bütün zorlukları aşabilir. Para yok, Atatürk’ün parası mı vardı? Ordu yok, Atatürk’ün ordusu mu vardı? Kadro yok, Atatürk’ün kadrosu mu
vardı?
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN Atatürk İlkeleri ve Anayasa
Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın rengi, hem de en güzel rengidir. O ve ilkeleri olmasa Anayasa’nın kupkuru bir projeden, ruhsuz bir metinden ayrı yanı olamazdı. Bilgiçlik taslayarak, bilimsellikten sözederek, daha iyi olacağını
yineleyerek Atatürksüz Anayasa önermek, Atatürk’ü
unutturmanın, Atatürk karşıtlığını egemen kılmanın, Türkiye’yi dinci karanlıklara sürüklemenin yollarından biridir. Yapılanları, olanları gözetmek bu kanının doğruluğunu göstermeye yeter. Ulusal onurun simgesi Anayasa bir partinin yaz-boz tahtası
olamaz.
PROF. DR. TÜRKKAYA ATAÖV Günümüzde Medya Kılavuzluğu
Çağdaş demokrasinin uygulanış biçimi bir bunalım yaşıyor, bir yabancılaşma sürecinden geçiyor. Genel oy hakkı ve birtakım yasal güvenceler gerçek ya da yeterli seçenekler sunmaktan uzak. Demokrasinin erdemine inancının böylesine içerik değiştirmesidir ki, son değerlendirmede çıkar yolu olmayan seçenekleri besliyor. Demokrasi ancak halk yığınlarını
bilgilendirme görevini yapan bir iletişim modeliyle el ele
yürüyebilir.
PROF. DR. ŞENER ÜŞÜMEZSOY Sistem Karşıtı
Sınıf-Halk-Ulus Bloğu
Önümüzdeki temel pratik yaklaşım halk ile olmak şeklinde olmalıdır. Hep halk veya proleter olmak isteriz ama en çok
bundan korkarız. Bu, eski solun idealist tavrıdır. Oysa kendisi sınıf-halk-ulus olunca kendisi için olur; bilinç ve örgüt kendisi olur. Bu halk hiçbir zaman iktidar bloğunun hegemonyası ile güdülemez, yönetilemez. Hedef kendisi ve sınıf-halk-ulus olan
sistem karşıtı politik bloğu oluşturmaktır. .
(E) AMİRAL VEDİİ BİLGET İp Koptuğu Yerden Ulanır
Sınıf mücadelesi, toplumsal değerlerin ve barışın değil, ayni zamanda, ulusal bütünlüğün çıkar birliğini de belirler.
“Güneydoğu sorunu”nun 12 Eylül’den sonraki çözümsüz biçimlenişi de, sınıfsal perspektifin uykuya yatırılması ile orantılıdır. Sınıf mücadelesinin öznel birikimi devrimci süreci oluşturur. Kesintisi durumunda ise karşı devrimci hareketin içeriği değil, ilkel gerici süreci belirler. Bugünkü belirti, bu üçüncü sürece ilişkindir, “molla diktatörlüğü”nün ilan edilişine ilişkindir.
Kürt-İslam faşizminin ilan edilişine ilişkindir.
NEDRET EBCİM Devrim, Karşıdevrim ve Seçimler
Artık Atatürkçü düşünceye sahip olanlar kendilerine ait bir örgütlenme içerisine girmelidirler. Ama bu örgüt kesinlikle sulandırmadan tamamen Atatürkçü anlayış içersinde olmalıdır. Mustafa Kemal Atatürk de en zor şartlar içerisinde mücadeleye girişmiş ve sonunda da kazanmıştı. Tabii ki kazanan Türk Ulusu olmuştu. Dolayısıyla moralsizliğe, ümitsizliğe gerek yoktur.
Mücadele sürecektir ve sürmelidir…
ESER ÖZALTINDERE Geride Kalmış Bir Seçimin Ardından
Devrimci ruh olmazsa bu iş olmuyor. O ruhun içerisinde halka, ideolojiye, davaya inanç var, teslim olmamak, Mustafa Kemal’in devrim günlerini ruhunun derinliklerinde hissetmek var... Önce bu ruh olacak, daha sonra da doğru bir örgütlenme ile halka ulaşmak, ona dokunmak, onu anlamak ve ona
anlatmak gelecek...TÜRKSOLU da zaten bunu en iyi şekilde
yapıyor...
PROF. DR. CİHAN DURA 22 Temmuz Ateşinde
Ordu’nun gücünü yitirdiği ve en nihayetinde tasfiye edildiği bir ortamda artık Kürt devletinin, Tayyip Erdoğan’ın hilafetinin, Türkiye’nin sömürgeleştirmesinin önünde duracak hiçbir şey yoktur. Atatürkçülerin, devrimcilerin Ordu’yu savunmak
açısından son derece net ve kararlı olması vatan savunması mantığının olmazsa olmazı olarak ortaya çıkmaktadır. Ordu’yu güçlü tutmak, milleti güçlü tutmaktır. Emperyalizmin planlarını boşa çıkarmanın tek yolu Türk Ordusu’nun desteklenmesi ve
tasfiyesinin önüne geçilmesidir.
|
|
|
| "Menderes Gibi Geldi Menderes Gibi Gidecek" Slayt gösterisi için tıklayın) (40 MB |
Deniz Gezmiş Belgeseli (youtube-20 dakika) 1. Bölüm | 2. Bölüm |
Kürt-İslam Sentezi Slayt gösterisi için tıklayın (46 MB) |
"Hoş Gelişler Ola mp3 " indirmek için tıklayın. (732 KB)
(Sağ tıklayıp "Hedefi Farklı Kaydet..." seçin)
![]() ![]() |
|
TÜRKSOLU
internet sitesi: Milli Mücadele Derneği www.adkf.org
Site içi arama: Eski Sayılar:
Sayı: 18-19
Solculuk, Milliyetçilik, Kuvayı Milliyecilik
|