Milli Mücadele Zamanı

İLERİ'DEN
Yeni sayımızla merhaba... Bu sayı kapak konumuz: “Milli Mücadele Dönemi” Elinizdeki sayı aslında 2007’nin ilk 5 ayında yaşananların bir özeti niteliğindedir. Ve önceki sayımızda yaptığımız tespitlerin ne kadar doğru olduğunun da teyididir. Türkiye’nin bu dönemde yaşadıklarını, Milli Mücadele Derneği’nin çalışmalarını ve Atatürkçülerin bu süreçte aldıkları tavırların kısa bir bilançosuna yer veriyoruz. Türkiye’de Milli Mücadele Dönemi’nin başladığını ortaya koyuyoruz. *** AKP’nin Cumhurbaşkanını tek başına seçmeye kalkışması ve Çankaya’yı Kürt-İslam faşist rejiminin padişahlık tahtına dönüştürmeye çalışması Türk Milleti’nin büyük tepkisiyle karşılaştı. 14 Nisan’da Tandoğan’da başlayan mitinglerle Türk Milleti AKP iktidarına hak ettiği yanıtı verdi. Ardından Çağlayan ve Gündoğdu’da meydanlara inen Atatürkçüler Çankaya’yı Kürt-İslamcılara teslim etmeyeceğini haykırdı. Türkiye, tarihinin en kalabalık eylemlerine bu süreçte tanık oldu. Cumhurbaşkanını elindeki Meclis çoğunluğuyla en rahat şekilde seçmesi beklenen AKP, bu süreçten büyük güç ve prestij kaybederek çıktı. Atatürkçüler ise büyük bir moralle...

GÖKÇE FIRAT Kürt-İslam Faşizminin Tarihsel Gelişimi
Kürt-İslam Sentezi’nin iç dayanağı Kürt ağa ve şeyhleri iken, dış dayanak ABD’dir. ABD, ideolojik konsepti belirlemekte, bu örgütler o konsepte uygun olarak şekil değiştirmektedirler. Bugün Kenan Evren’in PKK’yı ve onun politikalarını destekler bir tavır almasının kerameti de buradadır: ABD’nin 12 Eylül rejimi Kürt-İslam Sentezi’ni yaratmıştır, şimdi de bu gayrımeşru çocuğa Kenan Evren benim çocuğum diyerek sahip çıkmaktadır. Şeriatçılar, Kürtçüler, Ülkücüler, 12 Eylülcüler ABD tarafından yatağa sokulmuş ve ortaya böyle nesebi belirli, soyu belirli bir piç ideoloji çıkmıştır: Kürt-İslamcılık.

ÖZGÜR ERDEM Atatürk Milliyetçiliği
Mustafa Kemal’in milliyetçilik anlayışı son derece kendine özgüdür. Atatürk, milliyetçiliği ne Fransız Devrimi metinlerinden, ne Ziya Gökalp’lerden ne de Enver Paşa’lardan öğrenmiştir. Mustafa Kemal ülkenin dört bir yanında cephelerde savaşarak, İngiliziyle, Fransızıyla, Ermenisiyle, Yunanıyla, Kürt isyancısıyla çarpışarak milliyetçi olmuştur. Atatürk milliyetçiliğinin kendine özgülüğü ve diğer Üçüncü Dünya milliyetçiliklerine benzemesinin nedeni de budur. Bir burjuva pazarı etrafında bir ulus yaratma mücadelesinin değil, emperyalist burjuvazinin Türk milletini yok etme projesine karşı var olma savaşının bir sonucudur.

HRANT DİNK CİNAYETİNİN ARDINDAN

HRANT DİNK CİNAYETİNİN ARDINDAN

 Türkiye Bir Düşmanını Kaybetti
 Hrant'ın Katili Kürt-İslam Çetesi

 Hoş Gidişler Ola

 "Hepimiz Ermeniyiz"
     Soykırımı Kabul Etmektir

 Hrant'ın Ülkücü Dostları

İNAN KAHRNAMAOĞLU Kürt-İslam Faşizmine Doğru
Etnik ve dinsel bölücülüğün ideolojik birlikteliği olan Kürt-İslam çizgisi özellikle AKP iktidarı ile birlikte tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkmış durumda. Ancak AKP bir başlangıçtan ziyade bir sonuçtur. Kürt-İslamcılığın ideolojik referanslarını Said’i Kürdi’ye kadar götürmek gerekmektedir. Said-i Kürdi ile birlikte bir diğer önemli ideolojik referans da Şeyh Sait’tir. Dolayısıyla bugünün sağcıları Şeyh Sait ve Said-i Kürdi’nin çocuklarıdır.

ALİ ÖZSOY Ermeni Dayatmalarına Karşı Tek Çözüm: Atatürkçü Taarruz ve Güç Politikası
1923’ten sonra Sovyet Ermenistan’ının lideri, Ermenilerin emperyalist uşaklığı ve Türk katliamlarından dolayı suçunu kabul edip, açıkça bölge halklarından özür dilemişti. Şüphesiz tüm emperyalist kuşatmaları yaran Türk taarruzu bu tarihi itirafta çok etkili olmuştu. Yoksa tarihçilerin veya lobilerin çabası değil. Ermenileri ve Venizolos’u bile eğiten Atatürkçü güç politikası, Türkiye’nin Ermeni dayatması dâhil tüm emperyalist dayatmalara karşı başarılı olabilecek tek devlet politikasıdır; çünkü gerçekten de tarihi tarihçiler değil, muzaffer uluslar mücadele ve savaş alanlarında yazarlar.

HÜSEYİN ADIGÜZEL Neden Milli Mücadele Derneği
Milli Mücadele Derneği, hiçbir kurumun, kuruluşun ya da siyasi partinin alternatifi ya da benzeri değildir. Bu açıdan baktığımız zaman, hiçbir kurumu ya da kuruluşu hatta milleti böldüğümüz iddiaları geçersiz kalmaktadır. Biz bölmeye değil, Milli Mücadele çatısı altında birleştirmeye talibiz. Yani Milli Mücadele Derneği, içinde bulunulan koşullarda Milli Mücadele yapmak isteyenlerin birleşebilecekleri tek adrestir.

YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN Ulusal Savaşım
Gerçek milliyetçiliği, çağdaş milliyetçiliği en uygun biçimde yansıtan Atatürk milliyetçiliğinin, soyunun özgün değerlerine, iyi geleneklerine, bağımsız yaşama ülküsüne sımsıkı bağlı kalarak dostluk, karşılıklı saygı ve güvenle barış içinde yaşama istenci olduğu, başka uluslara da böyle bakan bir anlayış olduğu bilinmelidir. Milliyetçilik tutuculuk, üstünlük, soyutlanma ve saldırganlık değildir. Bağımsızlık, özü ve temel öğesidir. Elbet, tam bağımsızlık!

PROF. DR. ŞENER ÜŞÜMEZSOY Üç Tarzı Siyaset ve Sultan Galiyevizm
Türk olmanın, Türk devrimciliğini savunmanın, Türk eksenini devrimci bir eksen olarak ortaya koymanın günümüzdeki konjuktürel bir süreçten kaynaklanmadığı ama bu süreci bütünüyle kapsadığı bir gerçektir. Türkçü devrimci çizginin iki ayağını Mustafa Kemal ve Sultan Galiyev devrimci pratiklerinde kök bulduğunu ve bu hayata geçen çizgilerin günümüzde yalnız Türk ekseninde değil, Latin Amerika milli devrimci sosyalist hareketlerinde de temel bir ideoloji ve strateji olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.

PROF. DR. CİHAN DURA Atatürk Türk Gençliğini Millî Mücadeleye Çağırıyor
İçim yeniden gürül gürül umut selleriyle doluyor. Siz ey Türkiye’nin umudu, ışıklı çiçekleri! Başarmak için kimseye iltifat etmeyin. Hiç kimseyi aldatmayın. Göreviniz ne ise, onu görün, o hedefe yürüyün. Aleyhinizde bulunacaklardır. Yolunuzdan döndürmeye çalışacaklardır. Önünüze sonsuz engeller yığacaklardır. Kendinizi, küçük, zayıf, araçsız, bir hiç olarak göreceksiniz. Kimseden yardım gelmediğini düşüneceksiniz. Ama siz bütün bu engelleri aşacaksınız. Çünkü bir millet, bağımsızlığı için her özveride bulunursa, başarır. Sonra, siz Türk gençlerisiniz. Siz en çetin işleri başarmak için yaratıldınız.
MİLLİ MÜCADELE DERNEĞİ

GÖKÇE FIRAT Herkes Sine-i Millete
Şimdi bütün ülke bir Madımak... Bizler içerde ölmeyi bekleyen Türkleriz. O da sadece burada, Anadolu’da, yurdumuzda, Türk olarak ölmek isteyecekler!.. Ya da Anadolu’dan sürülme... Madımak’ta bir sahne. Herkes gibi benim de yıllarca kabuslarımdan çıkmadı. Metin Altıok... Elinde süpürge... Kendini savunacak... Ve dışarda devletin kolluk kuvvetleri, izlemede. Askeriye beklemede. Bugün Metin Altıok yok. Yarın biz de olmayacağız! Çünkü elimizde bir süpürge, daha nereye kadar savunabiliriz ki Cumhuriyetimizi? Kimileri yine de çalışıp çabalıyor. Madımak ateşine karşı çoban ateşleri yakmak fikri tüm yurtta bir direniş çağrısı olarak yankılanıyor. Ama o çoban ateşleri nereye kadar işe yarar? Hepimiz çok iyi biliyoruz. Anadolu Türkünü, çoban ateşleri değil Başkomutan Mustafa Kemal’in düzenli Ordusu kurtardı.

ALİ ÖZSOY Milli Mücadele Derneği Atatürkçülerin Devrimci Örgütüdür
Milli Mücadele Derneği’nin (MMD) kuruluş çalışmaları Türkiye’nin dört bir yanında hızla ilerliyor. MMD’nin ortaya attığı ilkeler ve yükselttiği Mücadeleci Atatürkçülük bayrağı tüm ülkede Atatürkçüler, milliyetçiler ve devrimciler safında coşku yarattı. Ülkesini seven her Türk gibi MMD öncülerinin ve gönüllerinin de kafasındaki iki soru yanıtlanmak üzere MMD toplantılarında tartışıldı: MMD’nin görevi ne olacaktır? Son yıllarda kurulan pek çok dernek ve oluşumdan farkı nedir?

HÜSEYİN ADIGÜZEL Milli Mücadele Derneği Örgütlü Mücadeleyi Başlatıyor
Son beş yılı şöyle bir kafanızda canlandırın, neler yaşadığınızı şöyle bir hatırlayın. Sonra son elli yıla şöyle bir bakın. Son beş yılda yaşananların hangisi, elli yılın içinde yer almış? Şöyle bir düşünün! Hiçbirini bulamayacağınızdan eminim. Bu yüzden Başbakan RTE “Bizim yaptıklarımızı bugüne kadar hiç kimse yapmamış, bırakın yapmayı, düşünmeye bile cesaret edememiştir” diyor. Ve bu yapılanlardan kendisine ve partisine bir gurur payı çıkarıyor. Bunlarla övünüyor. Aslında “Şecaat arz eden merdi kıptiden” hiçbir farkı yok. Yani övünç ve gurur payı çıkardıklarını sıralarken, gerçekte ne kadar büyük hata ve yanlış yaptığını sıralıyor. O, başkalarının düşünmeye bile cesaret edemeyeceği şeyler, öyle yapılması zor olan şeyler değil aslında.

KAYA ATABERK Ulusal Güçlerin Birliği İçin Milli Mücadele Saflarına
Milli Mücadele Derneği (MMD), 2006 yaz aylarında başladığı örgütlenme çabalarını her geçen gün daha da hızlandırarak tüm Türk milletinin heyecanla beklediği bir siyasi odak olarak belirmiş duruma geldi. MMD’nin kuruluş süreci, aslına bakılırsa onun kurulmasının ve örgütlü mücadelesinin başlamasının tarihsel bir zorunluluk haline gelmesiyle beraber hızlanmış bulunuyor. AKP’nin, AB-ABD-TÜSİAD darbesi ile iktidara gelişinin üzerinden geçen dört yıl Türkiye’de yeniden bir Milli Mücadele verilmesinin gerekliliğini tüm Türk milletine kanıtladı.

NUR ARSLAN Tayyip’e İnat Kürt-İslam Faşizmine Karşı Kapı Kapı Örgütlenmek!
Türkiye’deki her kurumun tek bir merkezce ele geçirildiği, tüm muhalif seslerin ve güçlerin teker teker tasfiye edildiği ve yok edildiği günleri yaşamaktayız. Aslında yaşadığımız süreç yetmiş yıllık sağcı geleneğin, Tayyip’in Başbakanlığı ile birlikte Kürt-İslam faşizmi halini almaya başlamasından başka bir şey değil. Bizler ise milletçe, Kürt-İslam faşizminin Cumhurbaşkanlığı ile birlikte kurumsallaşacağı günleri bekliyoruz adeta. Atatürkçü kuvvetlere karşı girişilen komplolar, provokasyonlar ve tertipler devam ediyor. Şemdinli, Danıştay, Atabeyler, Hrant Dink suikastları gibi tertiplere her gün yenileri ekleniyor. Şimdi de askerlerin yargılanması için savcılar göreve çağrılıyor. Faşizmin Bülent Arınç gibi temsilcilerinin ortalıkta tehditler savurması, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra belli güçlerle hesaplaşacaklarını açık açık dile getirmesi tesadüf değil elbette. Tüm bu yaşananlar Tayyip’in Cumhurbaşkanı olması halinde bizleri bekleyen tehlikenin ilk sinyalleri sadece. Yani faşizmin ayak sesleri...

HÜSEYİN ADIGÜZEL - ALİ ÖZSOY Kimse Umutsuzluğa Kapılmasın, Artık Milli Mücadele Var!
İçinde bulunduğumuz koşullar hepimizin malumu. Ülkemiz son 4-5 yılda bu işbirlikçi Kürt-İslamcı iktidar tarafından uçurumun kenarına getirildi. Ülkeyi bu durumdan kurtarmak için mecliste görev almış veya meclis dışında kalmış siyasi partiler hiçbir hazırlık, hiçbir çalışma da yapmıyorlar. Milletin dertlerini ifade edebildiği bir makam yok. Aşağı yukarı beş yıldan beri TÜRKSOLU’nu çıkaran gençler ev ev gezerek gazetesini satıyor. İleri Yayınları’nın kitaplarını satıyor. Okuyucularıyla yan yana geliyor. Onlarla sohbet ediyor. Bu genç arkadaşların ilettiklerine göre büyük bir sıkıntı var. Bu sıkıntı örgütsüzlük. Herkes şikayetçi. Fakat ortada bir örgüt yok..

MİLLİ MÜCADELE DERNEĞİ TÜZÜĞÜ

KURUCULARI MİLLİ MÜCADEYE'Yİ ANLATIYOR