İleri Dergisi 23. Sayı: Türkiye'nin Ulusal Sol geleneği: Kadro, Yön, Türksolu

 

Türkiye'nin Ulusal Sol Geleneği: Kadro, Yön, Türksolu

İLERİ' DEN
İleri dergisinin bu sayı kapak konusunu Türkiye’nin Ulusal Sol geleneğinin, üç kilometre taşına ayırdık: Kadro, Yön ve TÜRKSOLU. İleri dergisi çıktığı günden bu yana, Ulusal Solcu ve Atatürkçü zeminde ideoloji üretmeye çalışıyor. Dört yıllık yayın hayatımızda yazılanları biraraya getirdiğimizde önemli bir ideolojik ve teorik inşanın gerçekleştiğini görmekteyiz. TÜRKSOLU’nun çıkışı ile birlikte İleri sayfalarında hayat bulan ideoloji, politik alana girmiş oldu. Tabi TÜRKSOLU’nun 15 günde bir yayınlanması ile birlikte bir hareket haline geldi. Bugün artık TÜRKSOLU, içine İleri dergisini de, Atatürkçü gençlik hareketini de alan, Ulusal Sol bir hareketin adıdır.

GÖKÇE FIRAT TÜRKSOLU: Ulusal Sol'un Karargâhı
TÜRKSOLU, bir kaç bakımdan bir karargâh haline gelmiştir; Öncelikle Ulusal Sol ideolojinin üretim merkezidir, ikinci olarak bu ideolojiye uygun antiemperyalist politikaların üretim merkezidir, üçüncü olaraksa Ulusal Sol ideoloji ve antiemperyalist politika zemininde yükselen bir siyasal hareketin merkezidir. Ulusal Sol ideoloji, Türkiye’nin sınırlarını çoktan aşan bir ideoloji halini almıştır, bu yönüyle TÜRKSOLU da bir Türk Düşünce Sistemi olmanın sınırlarını aşarak evrensel bir hal almıştır.

ÖZGÜR ERDEM Türk Milleti'nin Mazlumlara Hediyesi: Kadro
Kadro’nun başlattığı “Ulusal Sol teori”yi oluşturma mücadelesi, Avcıoğulları, Berkesler, Denizler, Aybarlarla devam etmiştir. Üstelik Türkiye’yle de sınırlı kalmamış, tüm mazlum coğrafyaya mal olmuştur. Emperyalist sömürü mekanizmasına karşı bir Ulusal Sol duruş yaratmak Kadro’dan beri dünya devrimcilerinin hedefi olmuştur. Kadro, bu açıdan Türklüğümüzle tekrar gurur duymamızı da sağlıyor.

ALİ ÖZSOY Sultan Galiyev: Mazlum Millet İdeolojisi
Tüm Türk coğrafyasında oluşturulacak yıkılmaz Türk Seddi, Ortadoğu ve Asya’dan başlayacak olan mazlum uluslar isyanının temel dayanağıdır. Metropoller üzerinde kurulacak sömürge ve yarı sömürgelerin diktatörlüğü yine Türk ulusunun tarihi öncülüğünü gerektirmektedir. Bu da Galiyev’den bize miras, büyük kavganın özüdür.

İNAN KAHRAMANOĞLU Yön'ün Mirası: Tavizsiz Atatürkçülük, Tavizsiz Solculuk, Tavizsiz Milliyekçilik
Atatürkçülüğün Altı Ok olarak simgeleşen ideolojik çerçevesi içinde halkçılık, Batı dışı bir toplumsal yapı inşa etme mücadelesinin temel doğrultusuydu. Batı toplumlarında iki farklı sınıfa dayanan toplumsal yapıya karşın, halk devleti olarak tanımlanan Türk milli devleti, bir sınıf devleti olarak tanımlanmamıştı. Halk devleti, sınıf farkı gütmeksizin bütün milletin kalkınmasını ve toplumsal refahın artmasını sağlayacak bir mekanizmaydı. Altı Ok’a yönelik muhalefetin temel propaganda malzemelerinden birisi de burada cevaplanmalıdır. Kemalist rejim, kendisini bir sınıfa ait olarak tanımlamadığı için ezilen sınıfların çıkarlarını korumamakla suçlanmaktadır.

KAYA ATABERK Ulusal Sol, Altı Ok ve CHP
Bugün solun yaşadığı krizin tek çıkış noktası Atatürk’le ve onun programı olan Altı Ok’la birleşebilmektir. Bunu başardığı sürece ulusla da bir araya gelebilecektir. Bunun dışındaki tüm seçenekler Batı yoludur. Ulusal Sol bu Batı yolunun yerine Altı Ok’u seçenlerin yolu olacaktır. CHP’nin yapacağı tercih ise Ulusal Sol’la tarihi boyunca ilerleyen ilişkisine göre olacaktır. Ya içine girdiği yolda savrulup bitecek ya da silkinerek kendine gelecektir

İSMAİL BOSTANCIOĞLU Kadro: Ezilen Ulusların Manifestosu
2000’li yılların Türkiye’sinde Avcıoğlu’nun cici demokrasi olarak mahkûm ettiği sahte demokrasi ve parlamenter sistem ülkeyi yeniden karanlık ellere teslim etmiştir. Tutucu güçler koalisyonu tekrar işbaşındadır. Düzen krizdedir. Türk halkı yoksulluk kıskacında ve bağımsızlığını yitirme tehlikesiyle karşı karşıyadır. O halde Avcıoğlu’nun mirasına sahip çıkmak yeniden devrim yaparak vatanı kurtarmak Türk Solu’nun başlıca görevidir. Türk Solu YÖN’ün tarihsel mirasına sarılarak Atatürkçülük bayrağını yeniden yükseltecektir. Avcıoğlu ve YÖN’ün mirası bellidir: Tavizsiz Atatürkçülük, tavizsiz milliyetçilik ve tavizsiz solculuk. Türk milletinin kurtuluş yolu budur.

GÖKTUĞ DİREK Devrimin Seyri Netleşiyor
Genel olarak devrimci hareketin tarihsel bir tasfiyeden geçmiş olduğu ortadadır ve hareket, ‘küllerinden doğmak’ ile yüz yüzedir. Üstelik emperyalist saldırganlığın şaha kalktığı bir dönemde. Herkes sorumludur. Özellikle tecrübe kazanmış ve bir ölçüde kendisi için zaman satın alabilmiş olanlarımız sorumludur. Doğrudan doğruya Atatürkçü bir siyaseti tesis etmek için, katkınızı esirgemeyiniz. Emin olunuz ki; en küçük katkı, en büyük şereftir. Atatürkçüler, her katkının bedelini; düşmanı bir mevziden daha sökerek ödeyeceklerdir.

MURAT ŞEKERTÜRK Ulusal Sol Gelenekleri 21. Yüzyıla Göre Geliştirmek
Atatürkçülüğü tüm evrensel siyasal akımlardan farklı kılan kendi tarihsel bağlamında kurduğu hassas dengedir. Zamanla tahribatlara ve yanlış konumlandırılmasına karşıt olarak Atatürkçülük ve Ulusal Sol; Kadro’nun, Yön’ün yaptığı gibi,kendini 21. yüzyıl gerçekliğine -tabii ki zamanını aşabilen her düşüncede olduğu gibi- ancak bu şekilde uyarlayabilecektir. 21. yüzyılda tek devrimci muhalefet; Kadroların Yönlerin geleneksel mirasını alıp geliştirerek taşıyan ve yükselen ulusal sol anlayıştır.

YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN Günümüzde Sol
Türkiye’de gerçek Atatürkçü, gerçek solcudur. “Atatürkçüyüm!” demek solculuğun gereklerini, ilericiliği, demokratlığı, yurtseverliği, tüm güzel, iyi ve yararlı nitelikleri kapsamaktadır. Solculuk bir anlamda temizlik, namusluluktur. İlkelilik,
tutarlılıktır. Hukuksuzluğa asla olur vermez. Ayrıntıda ayrılmak yerine temelde ve genelde anlaşıp birleşerek geleceğe yürümek gerçek solculuğun kanıtısayılmalıdır. Yoksa karanlığa yürünür, kurtuluş düş olur.

ÖNER YAĞCI Türkiye’de Ulusal Sol Arayışı
Türkiye’nin gerçek bir ulusal sola kesinlikle ihtiyacı vardır. Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünceleri temelinde yükselen bağımsızlıkçı, antiemperyalist, laik, devrimci bir sol arayış; 1930’ların “Kadro”, 1960’ların “Yön” dergilerinin atılımlarını da gözden kaçırmadan 21. yüzyıl Türkiyesi’nin ulusal sol ideolojisini oluşturma ve bu doğrultudaki program, örgütlenme ve eylemlerle yaşama damgasını vurmak zorundadır. “TÜRKSOLU”nun; bu arayışın özgün, coşkulu, genç, kararlı temsilcilerinden biri olduğuna inanıyorum.

BEDRİ BAYKAM Atatürk Mazlum Milletlere Örnek Oldu
Deniz Gezmiş ve arakadaşlarının, bugün artık nerdeyse her hafta yapılan Samsun’dan Ankara’ya meşhur protesto yürüyüşlerinin birincisini organize ettiklerini biliyoruz. Ve Deniz Gezmiş’in nasıl Altı Okçu ve Kemalist bir aileden geldiğini, ilkokulda fotoğraf çektirirken eliyle altı ok işareti yapmasından kendisinin nasıl bir kültürle yoğrulduğunu anlayabiliyoruz. 71 muhtırasından sonra Demirel’in istifasıyla kurulan yeni kabine 72’de benim deyimimle dünyanın 68’li yıllarını kapatan Deniz Gezmiş’in idamını onayladı. Dönemsel olarak 68 bitti. Yoksa felsefi etkileri, siyasi etkileri devam ediyor.

PROF. DR. ŞENER ÜŞÜMEZSOY Türk Solu’nun Üç Temel Ayağı: Atatürk, Ordu ve Birleşik Mücadele
2000 yıllık bir süreci, kesintisiz analiz ettiğimiz zaman görüyoruz ki, Türk jeostratejik alanı dediğimiz alan, Galiyev’in ve Mustafa Kemal’in Türkiye’den İran-Turan çizgisini esas alan bir coğrafi eksendir. Bu eksenin kopma pratiğine güneydeki Arap ekseninin de eklenmesiyle birlikte emperyalizmin can damarları olan petrol bölgelerinin koptuğu bir dünya, önümüzdeki devrimci atılımın temelini oluşturacaktır.

HÜSEYİN ADIGÜZEL Türkiye’de Ulusal Sol
Sultan Galiyev’in, Turar Rızkulov’un, Neriman Nerimanov’un açtığı ve büyük önder Atatürk’ün sistemleştirdiği Türk milliyetçiliği bayrağını, tam bağımsızlığın meşalesini, ellerinde yükseltmeye kararlı olan TÜRKSOLU hareketi, milletimizin bağrından doğan bir hareket olduğu için, her şeyiyle bizimdir ve bizim olarak mücadelesini kararlılık ve azimle sürdürecektir. Bu yüzden TÜRKSOLU, taklitçiliğe, kişiliksizliğe, inançsızlığa, yalancılığa, sahtekarlığa, kopyacılığa karşıdır.

REHA ÖREN Sağ’da ve Sol’da Türk’ü Unutturma Faaliyetleri
İnkılap bitmeyecektir diyen Kadrocuların ruhu şimdilerde TÜRKSOLU’nun hayat kaynağını oluşturdu. Kemal’in askerleri, Mustafa Kemal’in devrimlerinin ruhunu hissedenler, Kadrocuların fikirlerinin beyin damarları arasında mevcut olduğunu fark edenlerdir. Kadro hareketinin dün olduğu gibi bu gün de yaşaması gerekmektedir. Türkiye’nin dünün Kadro’cularına ihtiyacı olduğu gibi bu günkü Kadroculara da ihtiyacı var. Evet, var. Çünkü; Kadro ruhu ve TÜRKSOLU, Türk devriminin direnç kaynağıdır.

GÜNGÖR TÜRKELİ Işığımız “Yön”
27 Mayıs Devrimi biz genç subaylara büyük umut vermiş, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Tam bağımsızlık” ilkesine uygun bir dönemin geri geleceğine inanmıştık. Devrimle, “Çağdaş uygarlık amacı” gerçekleşecekti. 1960 Devriminin hazırlayıp yürürlüğe koyduğu 1961 Anayasası umut ve inancımızı pekiştirmişti. Kitle örgütlerinin kuruluşu, yani örgütlenmelerinin sağlanması, gerçek demokrasinin ilk adımını oluşturuyordu. Önümüzde bir ışık daha parlamıştı. Ülkemizin bilim ve sanat alanında değer verdiğimiz kişilerce bir bildiri yayınlanıyordu: YÖN Bildirisi.

HASAN BASRİ GÜRSES Mustafa Suphi ve Milli Komünizm
Ankara Hükümeti’ne bir mektup yazıyor Mustafa Suphi. Anadolu’ya gelerek hiçbir koşul öne sürmeden bir nefer gibi Ulusal Kurtuluş Savaşı’na katılmaya gelmek istediğini ve kendisiyle birlikte oluşmuş olan Türk Kızıl Ordusu’nu da yanında getirmeyi Ankara’ya bildiriyor ve izin istiyor; bir nevi cevap bekliyor. Dört beş ay sonra Ankara’dan cevap geliyor... İlginçtir cevapta üç imza var: Mustafa Kemal, Ahmet Ferik Tek ve Kazım Karabekir. Ahmet Ferik Tek’in imzasının Mustafa Suphi için son derece güvenilir bir referans olması gerekir çünkü daha önceleri 1911’lerde birlikte parti kurduğu arkadaşı.

TALAT TURHAN Türkiye 12 Eylül’e Nasıl Geldi?
ABD emperyalizmini 12 Mart yarı askeri darbesi tatmin etmemişti. İlerde bir dönem gelecek; 27 Mayıs tam tasfiye edilecek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin radikal kesimi tam tasfiye edilecek, CHP kapatılacak, Atatürkçü demokratik sol görüş tasfiye edilecek ve faşist bir düzen kurulacaktı. Nitekim beş yıl sonra 1980 askeri darbesi tahminimi bütünüyle doğruladı. Neden CHP düşman seçilmişti? Çünkü, antikomünist görüşle beyinleri yıkananlar için, sosyalizm ile sosyal demokrasi koşuttu.

YILDIZ SERTEL Putları Kıralım! Değişen Dünyada Türkiye’nin Gerçek Yerini Bulalım
Dünyada dengeler değişiyor. Ne var ki, pek çok kimse bir takım katılaşmış, yerleşmiş görüşlerden kurtulamıyor: “Büyük Güçlü Amerika”, “Tek süper güç”, “Türkiye Borç almadan yaşayamaz,” Çin bile teslim oldu” gibi. Bu putları kırmak zamanı geldi kanısındayız. Bu putlar, uzun yıllardan beri küreselleşmek olan sermayenin emrine giren Medya tarafından yaratıldı. Satelitlerden idare edilen, belirli odak merkezlerinden beslenen basın, yayın organları bir takım mitler yarattılar.

TÜRKANTOS ERTUGAY Türk Devrimi ve Sosyal Demokrasi
Kemalizm, Sosyal Demokrasinin hangi ilkelerini karşılamıyor da, Kemalizmi gölgede bırakıp Sosyal Demokrasiyi savunur duruma girilecek. Kemalizm gibi mazlum halkların uygarlık aksını değiştiren bir öğretiyi, Sosyal Demokrasi gibi, sanayi ötesi toplumlarda emeğin farklılaşması nedenleri ile muhtemelen yok olabilecek kısmi reformist, dar bir ideoloji içine sokamazsınız, dar gelir patlatır. Bugün Türkiye’de olan da budur.

MUSTAFA ORAL Balta Limanı Ticaret Antlaşması
Avrupa’da sanayi devrimi ortaya çıkan kısa bir süre sonra dünyanın başka ülkelerini olumsuz yönde etkilediği gibi doğal olarak Osmanlı Devleti’ni de etkilemiştir. Bu etki 1838 Osmanlı-İngiliz Ticaret Anlaşması ile en somut şeklini almıştır. Bu anlaşmayı hazırlayan koşullar, Osmanlı Devleti’nin zaafları ve İngiltere’nin yeni iktisat politikasıdır. Bu süreç, ileriki dönemlerde Osmanlı ekonomisini bütünüyle Batıya bağlayan Düyûn-u Umûmiye yönetimini ortaya çıkarmıştır.

ULUSAL SOL'UN TEMEL METİNLERİ
Kadro Çıkarken (1932)
Yön Bildirisi (1961)
TÜRKSOLU Manifestosu (2002)