|

İLERİ'
DEN
İleri dergisinin bu sayı kapak konusunu
Türkiye’nin Ulusal Sol geleneğinin, üç kilometre taşına ayırdık:
Kadro, Yön ve TÜRKSOLU. İleri dergisi çıktığı günden bu yana,
Ulusal Solcu ve Atatürkçü zeminde ideoloji üretmeye çalışıyor.
Dört yıllık yayın hayatımızda yazılanları biraraya getirdiğimizde
önemli bir ideolojik ve teorik inşanın gerçekleştiğini görmekteyiz.
TÜRKSOLU’nun çıkışı ile birlikte İleri sayfalarında hayat bulan
ideoloji, politik alana girmiş oldu. Tabi TÜRKSOLU’nun 15 günde
bir yayınlanması ile birlikte bir hareket haline geldi. Bugün
artık TÜRKSOLU, içine İleri dergisini de, Atatürkçü gençlik hareketini
de alan, Ulusal Sol bir hareketin adıdır.
GÖKÇE
FIRAT TÜRKSOLU: Ulusal
Sol'un Karargâhı
TÜRKSOLU, bir kaç bakımdan bir karargâh
haline gelmiştir; Öncelikle Ulusal Sol ideolojinin üretim merkezidir,
ikinci olarak bu ideolojiye uygun antiemperyalist politikaların
üretim merkezidir, üçüncü olaraksa Ulusal Sol ideoloji ve antiemperyalist
politika zemininde yükselen bir siyasal hareketin merkezidir.
Ulusal Sol ideoloji, Türkiye’nin sınırlarını çoktan aşan bir ideoloji
halini almıştır, bu yönüyle TÜRKSOLU da bir Türk Düşünce Sistemi
olmanın sınırlarını aşarak evrensel bir hal almıştır.
ÖZGÜR
ERDEM Türk Milleti'nin Mazlumlara Hediyesi:
Kadro
Kadro’nun başlattığı “Ulusal Sol teori”yi
oluşturma mücadelesi, Avcıoğulları, Berkesler, Denizler, Aybarlarla
devam etmiştir. Üstelik Türkiye’yle de sınırlı kalmamış, tüm mazlum
coğrafyaya mal olmuştur. Emperyalist sömürü mekanizmasına karşı
bir Ulusal Sol duruş yaratmak Kadro’dan beri dünya devrimcilerinin
hedefi olmuştur. Kadro, bu açıdan Türklüğümüzle tekrar gurur duymamızı
da sağlıyor.
ALİ
ÖZSOY Sultan Galiyev: Mazlum Millet İdeolojisi
Tüm Türk coğrafyasında oluşturulacak yıkılmaz
Türk Seddi, Ortadoğu ve Asya’dan başlayacak olan mazlum uluslar
isyanının temel dayanağıdır. Metropoller üzerinde kurulacak sömürge
ve yarı sömürgelerin diktatörlüğü yine Türk ulusunun tarihi öncülüğünü
gerektirmektedir. Bu da Galiyev’den bize miras, büyük kavganın
özüdür.
İNAN
KAHRAMANOĞLU Yön'ün
Mirası: Tavizsiz Atatürkçülük, Tavizsiz Solculuk, Tavizsiz Milliyekçilik
Atatürkçülüğün Altı Ok olarak simgeleşen
ideolojik çerçevesi içinde halkçılık, Batı dışı bir toplumsal
yapı inşa etme mücadelesinin temel doğrultusuydu. Batı toplumlarında
iki farklı sınıfa dayanan toplumsal yapıya karşın, halk devleti
olarak tanımlanan Türk milli devleti, bir sınıf devleti olarak
tanımlanmamıştı. Halk devleti, sınıf farkı gütmeksizin bütün milletin
kalkınmasını ve toplumsal refahın artmasını sağlayacak bir mekanizmaydı.
Altı Ok’a yönelik muhalefetin temel propaganda malzemelerinden
birisi de burada cevaplanmalıdır. Kemalist rejim, kendisini bir
sınıfa ait olarak tanımlamadığı için ezilen sınıfların çıkarlarını
korumamakla suçlanmaktadır.
KAYA
ATABERK Ulusal
Sol, Altı Ok ve CHP
Bugün solun yaşadığı krizin tek
çıkış noktası Atatürk’le ve onun programı olan Altı Ok’la birleşebilmektir.
Bunu başardığı sürece ulusla da bir araya gelebilecektir. Bunun
dışındaki tüm seçenekler Batı yoludur. Ulusal Sol bu Batı yolunun
yerine Altı Ok’u seçenlerin yolu olacaktır. CHP’nin yapacağı tercih
ise Ulusal Sol’la tarihi boyunca ilerleyen ilişkisine göre olacaktır.
Ya içine girdiği yolda savrulup bitecek ya da silkinerek kendine
gelecektir
İSMAİL
BOSTANCIOĞLU Kadro:
Ezilen Ulusların Manifestosu
2000’li yılların Türkiye’sinde
Avcıoğlu’nun cici demokrasi olarak mahkûm ettiği sahte demokrasi
ve parlamenter sistem ülkeyi yeniden karanlık ellere teslim etmiştir.
Tutucu güçler koalisyonu tekrar işbaşındadır. Düzen krizdedir.
Türk halkı yoksulluk kıskacında ve bağımsızlığını yitirme tehlikesiyle
karşı karşıyadır. O halde Avcıoğlu’nun mirasına sahip çıkmak yeniden
devrim yaparak vatanı kurtarmak Türk Solu’nun başlıca görevidir.
Türk Solu YÖN’ün tarihsel mirasına sarılarak Atatürkçülük bayrağını
yeniden yükseltecektir. Avcıoğlu ve YÖN’ün mirası bellidir: Tavizsiz
Atatürkçülük, tavizsiz milliyetçilik ve tavizsiz solculuk. Türk
milletinin kurtuluş yolu budur.
GÖKTUĞ
DİREK Devrimin Seyri Netleşiyor
Genel olarak devrimci hareketin tarihsel bir tasfiyeden geçmiş
olduğu ortadadır ve hareket, ‘küllerinden doğmak’ ile yüz yüzedir.
Üstelik emperyalist saldırganlığın şaha kalktığı bir dönemde.
Herkes sorumludur. Özellikle tecrübe kazanmış ve bir ölçüde kendisi
için zaman satın alabilmiş olanlarımız sorumludur. Doğrudan doğruya
Atatürkçü bir siyaseti tesis etmek için, katkınızı esirgemeyiniz.
Emin olunuz ki; en küçük katkı, en büyük şereftir. Atatürkçüler,
her katkının bedelini; düşmanı bir mevziden daha sökerek ödeyeceklerdir.
MURAT
ŞEKERTÜRK Ulusal Sol Gelenekleri 21. Yüzyıla Göre
Geliştirmek
Atatürkçülüğü tüm evrensel siyasal akımlardan farklı kılan kendi
tarihsel bağlamında kurduğu hassas dengedir. Zamanla tahribatlara
ve yanlış konumlandırılmasına karşıt olarak Atatürkçülük ve Ulusal
Sol; Kadro’nun, Yön’ün yaptığı gibi,kendini 21. yüzyıl gerçekliğine
-tabii ki zamanını aşabilen her düşüncede olduğu gibi- ancak bu
şekilde uyarlayabilecektir. 21. yüzyılda tek devrimci muhalefet;
Kadroların Yönlerin geleneksel mirasını alıp geliştirerek taşıyan
ve yükselen ulusal sol anlayıştır.
YEKTA
GÜNGÖR ÖZDEN Günümüzde Sol
Türkiye’de gerçek Atatürkçü, gerçek
solcudur. “Atatürkçüyüm!” demek solculuğun gereklerini, ilericiliği,
demokratlığı, yurtseverliği, tüm güzel, iyi ve yararlı nitelikleri
kapsamaktadır. Solculuk bir anlamda temizlik, namusluluktur. İlkelilik,
tutarlılıktır. Hukuksuzluğa asla olur vermez. Ayrıntıda ayrılmak
yerine temelde ve genelde anlaşıp birleşerek geleceğe yürümek
gerçek solculuğun kanıtısayılmalıdır. Yoksa karanlığa yürünür,
kurtuluş düş olur.
ÖNER
YAĞCI Türkiye’de Ulusal Sol Arayışı
Türkiye’nin gerçek bir ulusal sola kesinlikle
ihtiyacı vardır. Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünceleri temelinde
yükselen bağımsızlıkçı, antiemperyalist, laik, devrimci bir sol
arayış; 1930’ların “Kadro”, 1960’ların “Yön” dergilerinin atılımlarını
da gözden kaçırmadan 21. yüzyıl Türkiyesi’nin ulusal sol ideolojisini
oluşturma ve bu doğrultudaki program, örgütlenme ve eylemlerle
yaşama damgasını vurmak zorundadır. “TÜRKSOLU”nun; bu arayışın
özgün, coşkulu, genç, kararlı temsilcilerinden biri olduğuna inanıyorum.
BEDRİ
BAYKAM Atatürk Mazlum Milletlere Örnek Oldu
Deniz Gezmiş ve arakadaşlarının, bugün
artık nerdeyse her hafta yapılan Samsun’dan Ankara’ya meşhur protesto
yürüyüşlerinin birincisini organize ettiklerini biliyoruz. Ve
Deniz Gezmiş’in nasıl Altı Okçu ve Kemalist bir aileden geldiğini,
ilkokulda fotoğraf çektirirken eliyle altı ok işareti yapmasından
kendisinin nasıl bir kültürle yoğrulduğunu anlayabiliyoruz. 71
muhtırasından sonra Demirel’in istifasıyla kurulan yeni kabine
72’de benim deyimimle dünyanın 68’li yıllarını kapatan Deniz Gezmiş’in
idamını onayladı. Dönemsel olarak 68 bitti. Yoksa felsefi etkileri,
siyasi etkileri devam ediyor.
PROF.
DR. ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Türk Solu’nun Üç Temel Ayağı: Atatürk,
Ordu ve Birleşik Mücadele
2000 yıllık bir süreci, kesintisiz
analiz ettiğimiz zaman görüyoruz ki, Türk jeostratejik alanı dediğimiz
alan, Galiyev’in ve Mustafa Kemal’in Türkiye’den İran-Turan çizgisini
esas alan bir coğrafi eksendir. Bu eksenin kopma pratiğine güneydeki
Arap ekseninin de eklenmesiyle birlikte emperyalizmin can damarları
olan petrol bölgelerinin koptuğu bir dünya, önümüzdeki devrimci
atılımın temelini oluşturacaktır.
HÜSEYİN
ADIGÜZEL Türkiye’de Ulusal Sol
Sultan Galiyev’in, Turar Rızkulov’un,
Neriman Nerimanov’un açtığı ve büyük önder Atatürk’ün sistemleştirdiği
Türk milliyetçiliği bayrağını, tam bağımsızlığın meşalesini, ellerinde
yükseltmeye kararlı olan TÜRKSOLU hareketi, milletimizin bağrından
doğan bir hareket olduğu için, her şeyiyle bizimdir ve bizim olarak
mücadelesini kararlılık ve azimle sürdürecektir. Bu yüzden TÜRKSOLU,
taklitçiliğe, kişiliksizliğe, inançsızlığa, yalancılığa, sahtekarlığa,
kopyacılığa karşıdır.
REHA
ÖREN Sağ’da ve Sol’da Türk’ü Unutturma Faaliyetleri
İnkılap bitmeyecektir diyen Kadrocuların
ruhu şimdilerde TÜRKSOLU’nun hayat kaynağını oluşturdu. Kemal’in
askerleri, Mustafa Kemal’in devrimlerinin ruhunu hissedenler,
Kadrocuların fikirlerinin beyin damarları arasında mevcut olduğunu
fark edenlerdir. Kadro hareketinin dün olduğu gibi bu gün de yaşaması
gerekmektedir. Türkiye’nin dünün Kadro’cularına ihtiyacı olduğu
gibi bu günkü Kadroculara da ihtiyacı var. Evet, var. Çünkü; Kadro
ruhu ve TÜRKSOLU, Türk devriminin direnç kaynağıdır.
GÜNGÖR
TÜRKELİ Işığımız “Yön”
27 Mayıs Devrimi biz genç subaylara büyük
umut vermiş, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Tam bağımsızlık” ilkesine
uygun bir dönemin geri geleceğine inanmıştık. Devrimle, “Çağdaş
uygarlık amacı” gerçekleşecekti. 1960 Devriminin hazırlayıp yürürlüğe
koyduğu 1961 Anayasası umut ve inancımızı pekiştirmişti. Kitle
örgütlerinin kuruluşu, yani örgütlenmelerinin sağlanması, gerçek
demokrasinin ilk adımını oluşturuyordu. Önümüzde bir ışık daha
parlamıştı. Ülkemizin bilim ve sanat alanında değer verdiğimiz
kişilerce bir bildiri yayınlanıyordu: YÖN Bildirisi.
HASAN
BASRİ GÜRSES
Mustafa Suphi ve Milli Komünizm
Ankara Hükümeti’ne bir mektup
yazıyor Mustafa Suphi. Anadolu’ya gelerek hiçbir koşul öne sürmeden
bir nefer gibi Ulusal Kurtuluş Savaşı’na katılmaya gelmek istediğini
ve kendisiyle birlikte oluşmuş olan Türk Kızıl Ordusu’nu da yanında
getirmeyi Ankara’ya bildiriyor ve izin istiyor; bir nevi cevap
bekliyor. Dört beş ay sonra Ankara’dan cevap geliyor... İlginçtir
cevapta üç imza var: Mustafa Kemal, Ahmet Ferik Tek ve Kazım Karabekir.
Ahmet Ferik Tek’in imzasının Mustafa Suphi için son derece güvenilir
bir referans olması gerekir çünkü daha önceleri 1911’lerde birlikte
parti kurduğu arkadaşı.
TALAT
TURHAN Türkiye 12 Eylül’e Nasıl Geldi?
ABD emperyalizmini 12 Mart yarı askeri darbesi
tatmin etmemişti. İlerde bir dönem gelecek; 27 Mayıs tam tasfiye
edilecek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin radikal kesimi tam tasfiye
edilecek, CHP kapatılacak, Atatürkçü demokratik sol görüş tasfiye
edilecek ve faşist bir düzen kurulacaktı. Nitekim beş yıl sonra
1980 askeri darbesi tahminimi bütünüyle doğruladı. Neden CHP düşman
seçilmişti? Çünkü, antikomünist görüşle beyinleri yıkananlar için,
sosyalizm ile sosyal demokrasi koşuttu.
YILDIZ
SERTEL Putları Kıralım! Değişen
Dünyada Türkiye’nin Gerçek Yerini Bulalım
Dünyada dengeler değişiyor.
Ne var ki, pek çok kimse bir takım katılaşmış, yerleşmiş görüşlerden
kurtulamıyor: “Büyük Güçlü Amerika”, “Tek süper güç”, “Türkiye
Borç almadan yaşayamaz,” Çin bile teslim oldu” gibi. Bu putları
kırmak zamanı geldi kanısındayız. Bu putlar, uzun yıllardan beri
küreselleşmek olan sermayenin emrine giren Medya tarafından yaratıldı.
Satelitlerden idare edilen, belirli odak merkezlerinden beslenen
basın, yayın organları bir takım mitler yarattılar.
TÜRKANTOS
ERTUGAY Türk Devrimi ve Sosyal Demokrasi
Kemalizm, Sosyal Demokrasinin hangi
ilkelerini karşılamıyor da, Kemalizmi gölgede bırakıp Sosyal Demokrasiyi
savunur duruma girilecek. Kemalizm gibi mazlum halkların uygarlık
aksını değiştiren bir öğretiyi, Sosyal Demokrasi gibi, sanayi
ötesi toplumlarda emeğin farklılaşması nedenleri ile muhtemelen
yok olabilecek kısmi reformist, dar bir ideoloji içine sokamazsınız,
dar gelir patlatır. Bugün Türkiye’de olan da budur.
MUSTAFA
ORAL Balta Limanı Ticaret Antlaşması
Avrupa’da sanayi devrimi ortaya çıkan
kısa bir süre sonra dünyanın başka ülkelerini olumsuz yönde etkilediği
gibi doğal olarak Osmanlı Devleti’ni de etkilemiştir. Bu etki
1838 Osmanlı-İngiliz Ticaret Anlaşması ile en somut şeklini almıştır.
Bu anlaşmayı hazırlayan koşullar, Osmanlı Devleti’nin zaafları
ve İngiltere’nin yeni iktisat politikasıdır. Bu süreç, ileriki
dönemlerde Osmanlı ekonomisini bütünüyle Batıya bağlayan Düyûn-u
Umûmiye yönetimini ortaya çıkarmıştır.
ULUSAL
SOL'UN TEMEL METİNLERİ
Kadro
Çıkarken (1932)
Yön Bildirisi (1961)
TÜRKSOLU Manifestosu (2002)
|